Ana Sayfa


Narsistik Sapkın

Narsistik Sapkın

04 Kasım 2015

Geçtiğimiz günlerde psikanaliz dünyasının önemli isimlerinden Salman Akhtar Türkiye’ de idi. Hem İstanbul’ da hem Ankara’ da konferanslar verdi. Son derece verimli ve zengin bir deneyim oldu katılımcılar için. Akhtar, konferansın bir bölümünde ikili ilişkilerde veya her grubun içinde cereyan eden ?sapkın iletişim” diye isimlendirdiği bir durumdan da bahsetti. P.C. Morelli ve P. Couderc? in buna verdikleri isim ise ?narsistik sapkınlık?.

Çevrenizde böyle iletişim kurmaya çalışan kişiler olabilir ya da bir şekilde denk gelmişsiniz ya da yollarınız kesişmiştir. Yukarıda bahsettiğim yazarlar ikili ilişkilerde manipülatif iletişim tarzları olan kişilerin özelliklerini ve karşısındaki mağdurun düştüğü durumu geniş vaka örnekleri ve söyleşiler üzerinden anlatmaktadırlar.

Manipülasyon terimi yaygın anlamında, kendi iktidarını yerleştirme yönündeki az çok bilinçli bir hedefe yönelik olarak kişiler arasında uygulanan küçük entrikaları kapsar. Ancak bunlar ?narsistik sapkınlık? biçimini aldığında önemli bir soruna dönüşür. Günümüzde daha sık rastlanan bir ilişki modeli olduğu ileri sürülmektedir.

Narsistik bir sapkın kimdir?

?Ters dönmüş, devrilmiş? anlamına gelen Latince perversus? tan gelen ?sapkın? terimine kötülük ve acımasızlık, hatta sapıklık -özellikle cinsel düzeyde- eklenir. Yakın zamana kadar sapkınlık sadece cinsel alanı kapsıyordu. ?Sapkın? kelimesi yaygın adetlere, iyiliğe, ötekine karşı empatiye ters bir tutumu belirtir. Narsist sapkın bir ya da birden çok maske seçer, bunları ustalıkla kullanır. ?Tersine dönme, devrilme? veçhesi narsistik sapkında temel önemdedir. Durumları tersine çevirir (maruz kalan kişi aniden suçlu olur), karşısındakinin varlığını bile kabul etmezken (daha doğrusu, öteki ancak sağladığı yarara , sömürülme, onu ?besleme kapasitesine? bağlı olarak vardır) kendini sadık biri olarak gösterir, onu sevdiğine inandırırken hiçbir kalıcı duygu hissetmez, sözel olarak bir yönde kendini ifade ederken diğer yönde hareket eder, örneğin ?seni seviyorum? der ama son derece kötü davranır, çünkü bu sözler onun için hiçbir anlama gelmemektedir; bunlar içi boş sözlerdir, kısacası herşey tersine dönmüştür.

Narsist sapkın karşısındaki kişiyi ihtiyaçlarını acilen doyuracak bir nesne gibi görür.

Kendi sorumlu olduğu şeyden “iletişim eksikliği” dolayı karşısındakini suçlar. Kendini ortaya koymaz ama muhatabını buna mecbur eder bunun sonucu da partnerin otomatik olarak hatalı olmasıdır. Bu duruşmalardan sonra tutanağı imzalar. Sonra da “Tamam burada keselim, benim işim var” diye sıyırtarak geri çekilir. Son bir tokat atma etkisi gösterir ve saldırıya uğrayan kişi ne tepki gösterecek zaman bulur ne de imkan. Karşısındaki çoktan çekip gitmiştir. Partner işittiği hakaretlerle başbaşa kalır.

Tartışma, manipüle eden için ayrıcalıklı bir alandır ve dolambaçlı, hatta bayağı yollardan sık sık bir tartşmayı teşvik eder. Öteki neye uğradığını bilemez ve kendini şiddetli bir atışmanın ortasında buluverir; oysa ne böyle bir şeye niyeti vardır ne de gelişini sezebilmiştir. Zaman içerisinde, bu tür kriz anlarının meydana geleceği kaygısı yoğunlaşır ve bunları yatıştıracak yollar bulmak yerine, ne pahasına olursa olsun kaçmaya çalışır. Bu onu giderek daha fazla uzlaşmaya, şiddetli tartışmalarla karşılaşmamak için tahammül etmeye yöneltir. Bu dayanıksızlığı hisseden manipülatör de “bundan yaralanır”; saldırılarını yineler ve yoğunluklarını arttırır, çünkü ötekinin itaatini asla yeterli bulmaz. Bu itaat hem ona gereklidir hem de öfkelendirir.

Şunu belirtmek lazım ki, bütün narsistik sapkınlar elbette manipülatördür, ancak bütün manipülatörler narsistik sapkın değildir. Manipülasyona sapkınlık katan şey manipülasyon tarzının kendisinden ziyade bunların uygulanma ritm ve yoğunluğu ile tekrarıdır.

Salman Akhtar, bu türden ilişki kuran kişilere ?militan ümitsizlik? dendiğini de belirtmiş ve ?hem militan, hem sadistik tavrı vardır? şeklinde ifade etmiştir. Sapkın konuşmaya dönüşen her durumun bozulması gerektiğini söylemiştir.

Eşinizle veya partnerinizle kendinizi boğuluyor mu hissediyorsunuz?

İma yollu veya dolaylı olarak sizi hiç durmadan eleştiriyor mu, sizin kendinize dair imgenizi yavaş yavaş değersizleştiriyor mu?

Onu mutlu etmeye çalışırken, kendinizi bir hiç olarak, işe yaramaz biri olarak mı görüyorsunuz?

Evde ve dışarda çok mu farklı davranıyor?

Her eleştiriye karşı hırçın mı, sorgulanmayı, büyük ya da küçük hatalarını kabul etmeyi beceremiyor mu?

Sizi her konuda ve bir hiç yüzünden sürekli suçluyor mu?

Ne yaparsanız yapın onu memnun edemeyeceğiniz duygusu içinde misiniz?

Hiç dostunuz yok mu ya da pek az mı var; sizi yavaş yavaş onlardan uzaklaştırdı mı?

Eğer böyleyse, ilişkinizin sapkın bir zeminde gelişiyor olması mümkündür.

Böyle ilişki yaşayan kişilerde depresyon, gelişim güçlüğü, bağımlılık ve intihar gibi yıkıcı sonuçlara yol açan durumlar oluşacağı sebebiyle farkındalık geliştirmek çok önem arzetmektedir. ?Narsist Sapkın? ı tanımak ondan korunmanın en önemli koşuludur.

Kaynak:

Morelli, P.C., Couderc, P. (2014): İkili ilişkilerde Manipülasyon. çev. Işık Ergüden, İletişim Yayınları, İstanbul.

https://www.facebook.com/rusennur.arikan

EVLİLİK-ÇİFT-EŞ TERAPİSİ

EVLİLİK-ÇİFT-EŞ TERAPİSİ

Not: Bu yazım www.milliyet.com.tr portalı KADIN bölümünde 29.01.2011 tarihinde yayınlanmıştır.

Milliyet Portal

Son zamanlarda herhangi birisine iyi giden bir evlilik bilip bilmediğini sorarsanız, büyük ihtimalle alaycı bir ifade ile omuz silkerek cevap verecektir. İlk zamanlar birbirlerini kusurlarıyla seven kişiler beklentilerinin yerini hayal kırıklıkları aldıkça birbirlerini olumsuz algılamakta, giderek evlilik karabasan misali bir yaşam şekline dönüşmektedir.

Ülkemizdeki veriler son yıllardaki boşanma sayısında hızlı bir artış olduğunu göstermektedir. Yine bu verilere göre, evliliğin ilk bir yılında boşanma sayısının geçmiş yıllara göre oldukça fazla olduğu dikkati çekmektedir. Evlilik büyük bir organizasyondur ve psikolojik, sosyolojik, hukuksal ve ekonomik birçok boyutu vardır. Çocukların katılımıyla sorumluluk çok daha fazla artmaktadır.  Bu nedenle sorunları iyileştirme yönünde çaba göstermelidir.

Evlilikte Ne Zaman Yardım Almak Gerekir?

  • Sık sık tartışıyorsanız ve bu genellikle şiddeti artan kavgalara dönüşüyor ise,
  • Giderek daha az konuşur hale geldiyseniz,
  • Daha öfkeli olduğunuzu düşünüyorsanız,
  • Eşiniz ile ilgili güven probleminiz varsa,
  • Cinsel açıdan uzaklaşma hissediyorsanız,
  • Birbirinize özeninizi kaybettiyseniz,
  • Ortak paylaşımlarınız azaldıysa,
  • Eşinizin bazı kişilik özellikleri sizi rahatsız ediyorsa,
  • Sizin beklentileriniz evlilikte yaşadıklarınızla örtüşmüyorsa ve bundan dolayı kendinizi mutsuz hissediyorsanız.

Bunlardan bazen biri, bazen birden fazlası evlilik için sorun teşkil eder. O zaman bir uzmandan yardım almak, çözümsüz ve içinden çıkılamaz gibi algılanan duruma kalıcı çözümler getirir. Çözüm aranmadığında, kişilerin farklı biçimlerde bu durumun olumsuz etkilerini yaşadıkları bilinmektedir; bazen psikiyatrik tedavi merkezlerine depresyon ya da kökenini psikolojik sebeplerin oluşturduğu fiziksel rahatsızlıklar nedeniyle başvuran kişilerde, altta yatan sorunlu bir evliliğin olduğu görülmektedir.

Evlilik (Çift) Terapisi Nedir?

Evlilik (çift) terapileri ilişkinin sağlıklı ve doyumlu bir birliktelik olarak yürümesini olumsuz yönde etkileyen unsurların profesyonel bir yaklaşımla ele alınmasını ve ortadan kaldırılmasını amaçlar. Önceki yıllarda terapiye ilk başvuran kadınlar olurdu ve genellikle de başka bir psikiyatrik / psikolojik yakınmalarla gelirdi. Ancak son yıllarda evde kadınlar eşlerini ikna için bir süre çabalasalar da birlikte evlilik terapisi almak için daha çok başvuru olduğu görülmektedir.

Eğer eşlerden biri gelmek için isteksizse ve ikna olmuyorsa o zaman, sadece birinin gelmesi ve profesyonel anlamda destek alması da evlilikteki sorunlarla başa çıkmakta önemli ölçüde etkili olmaktadır. Ancak terapinin çiftlerle birlikte yürütülmesi birbirleri ile olan iletişim tarzlarını, tepki biçimlerini ve çatışma alanlarını görmek ve her ikisi ile de bunlarla çalışmak açısından önemlidir.

Evlilik Terapisinde Nasıl Çalışılır?

Evlilik terapisi taraflardan her ikisi ile birlikte yürütülen bir süreçtir. İlk iki seansta eşleri birlikte görüp öyküleri alındıktan sonra kadın ve erkeği ayrı ayrı birer seans görmek, eşinin yanında söyleyemediği konular veya duygular ile ilgili bilgi almak açısından önemli ve gereklidir. Dikkat edilmesi gereken husus, eşlerden birisini yaşanan sorunların hedefi olarak göstermemek yani günah keçisi durumuna düşürmekten kaçınmaktır. Terapiler haftada bir, 1,5 saat olarak yürütülür.

Haftada bir olması terapide işlenen konuları gözden geçirmeleri, verilen ödevleri uygulamaları ve yaşanan zorlukları seansa getirmeleri açısından en uygun süredir. Terapilerin ne kadar süreceği konusu çeşitli terapi yaklaşımları açısından farklılık göstermektedir, ancak çiftler yaşadığı sorunların yoğunluğuna ve terapi süresince gösterdikleri çabaya göre sürenin uzun ya da kısa olmasını belirlemektedir.

Her çiftin kendi özgün sorunları ve bu sorunları kendi kişilik özelliklerinin elverdiği ölçüde ele alma ve tepki oluşturma durumu vardır. Kişiler terapinin başında bu açıdan tanınmaya çalışılır. Birbirlerine ilişkin düşüncelerini açık bir biçimde ortaya koymalarına yardımcı olmak, birbirlerinin duyarlılık ve kırılma noktalarının ne olduğunu anlamalarını sağlamak, dinleme becerilerini geliştirmek birlikte yaşamın getirdiği ihtiyaçları karşılamalarını anlamalarını sağlamak ve sorun çözme yeteneklerini geliştirmelerine yardımcı olmak gibi konular üzerinde durulur.

Hangi Durumlarda Evlilik Terapisi Yapılmaz

  • Eşlerden birinin terapi ile ilgili motivasyonu düşükse,
  • Eşlerden birinde veya her ikisinde psikiyatrik bir problem varsa (öncelikli olarak bunun tedavisi gerekmektedir).
  • Alkol bağımlılığı problemi varsa, evlilik terapisinin sağlıklı olarak yürümesi mümkün değildir.

Evlilik ilişkisi öğrenilmiş beceriler ve ruhsal olgunlaşma ile sağlıklı olarak yürüyebilir. Evliliği yürütmek için herkes kendince bir çaba göstermektedir. Bu süreçde herkesin acı deneyimleri olabilir, ancak bu deneyimler aynı zamanda insanı olgunlaştıran ve bilgelik kazandıran deneyimlerdir. Evliliğinin çıkmazda olduğunu düşünen çiftler, evlilik danışmanlığı alarak zorlu deneyimlerini birlikte yaşamayı öğrenmeye dönüştürebilirler. Her çift kendi evliliğinin terapistleri olabilir ve problemlerine bir terapist duyarlılığı ile yaklaşabilir.

https://www.facebook.com/rusennur.arikan